19 Ocak 2017 Perşembe

İnsanlar ölüyor, ben büyüyorum!

Anneleri hep kadınlardan seçiyorlar, ne ilginç. Size annemi hiç anlatmadım mesela. Pek konuşmazdı ama saçları ıhlamur kokardı. Pek kitap okumazdı ama harika çamaşır asardı. Annem gidince kalbime iyi bakamadım, erken kurudu Albay'ım. Kalbimde bir sızı, bilincimde bir çatlak, zihnimde bir uyuşma… Aşık olduğum ilk kadın coğrafya öğretmenim. Karadeniz'de dağlar denize paralel uzanıyor ama biz onunla yan yana uzanamıyoruz. Televizyon hala tek kanal, Varşova Paktı, soğuk savaş, nükleer tehditler… İnsanlar ölüyor. İnsanlar ölüyor, ben büyüyorum. Büyüdükçe kafam da büyüyor, ellerim büyüyor. Büyüdükçe hayallerim küçülüyor. Görüyorum, insanlık kan kaybediyor. Ben insanlığa kan vermek istiyorum, kan gruplarımız uyumsuz çıkıyor. Yıkılıyorum. Her şey siliniyor, her şey. Tam bitti diyorum, ufuktan Ayşegül doğuyor. Ayşegül, dünyanın en güzel şiiri. Saçları, burnu, gözleri hepsi tam kafiye. Keşke az sonra ölmeyecek olsaydım. Yalan yok, içten içe hayatım boyunca ben hep ölmeyi istedim. Bazen durur, düşünür, yaşıyor olmanın ne kadar saçma olduğunu fark ederdim. Size olmuyor mu ya? Yaşamak ağır gelmiyor mu? Hayat böyle sırtınıza bir kambur gibi binmiyor mu? Bana oluyor. Düşün ki altı milyar insan var dünyada. Peki bana ne gerek var? Gerek yok, bana gerek yok. Tamam o zaman, tamam. Bırakın beni öleyim. Nasıl olsa unutuluruz be. Ne mühendisler ne doktorlar unutulmuş. Bir Ayşegül üzülür bir de Sinan. Ama o da ertesi güne unutur, çocuk ne de olsa. Ayşegül ağlar, çok ağlar, sonra daha çok ağlar ama sonra unutur. Hepimiz unutulmak için yaratılmadık mı? Siz, siz yine de beni hemen unutmayın be. Arada bir resmime falan bakın, söylediğim havalı sözleri bir kenara not edin. Ben unutulacak adam mıyım be. Son sözü ne oldu diye sorarlarsa şu şiiri okuyun:
Ölüyorum Tanrım!
Bu da oldu işte.
Her ölüm erken ölümdür.
Biliyorum Tanrım!
Ama ayrıca aldığın şu hayat fena değildir,
Üstü kalsın.

(Poyral Karayel)

24 Eylül 2015 Perşembe

yalnız...

beceriksiz bir yalnızlık bizimkisi,
hep yalnızlık içinde kalınca yalnızlık ne unutuyorsun,
kendi yalnızlığında boğuluyorsun,
yalnızlık sen oluyor, sen yalnızlık oluyorsun,
yani yavaş yavaş ölüyorsun...

21 Eylül 2015 Pazartesi

LAF ATMASYONLARI (12)

Şimdi sen bendeki yerini kaybettin ya bundan sonra Mısır'a sultan olsan ne fayda...

13 Eylül 2015 Pazar

Yalnızlığım...

Ne zaman başlasa yalnızlığım
Ben hep seni hatırlarım,

Senle geçen günlerimi hatırlar
O günlere kaçarım,

Gerçeklerse acıdır güzelim
O kadar yalnızdım ki senle,

Şimdiki Yalnızlık ruhumu mutsuz etmesin diye
Ben hep seni hatırlarım...

9 Mayıs 2010 Pazar

Annem...


Bildiğim tek masalı annem yatmadan önce anlatırdı bana küçükken. Basit bir hikayeydi ama hoşuma giderdi. O her anlattığında çok mutlu olurdum. Ama masal çok saçmaydı, çocuk aklıma rağmen sadece annem anlattığı için çok severdim.

Herkesin annesine bakışı onu sevişi, onu önemseyişi farklıdır. Ben büyürken annem yanımda olamadı. Babam büyüttü beni "hem anne hem baba oldu" vakıası babam için kurulmuş bir cümle bütünüdür bence. Adam o kadar iyi yemek yapmaya başladı ki artık anlatmam. Yani anlaşılacağı gibi ben sadece annemin değil babamın da "Anneler Günü"nü kutluyorum... Baba seni çok seviyorum :)

Her sabah uyandığımda annemi aramak bende bir alışkanlık gibidir. Ancak bu sabah görev bilinci ile değildi aramam... Çok istedim annemi aramayı... O kadar çok sevemediğim ve ne yazık ki beni o kadar çok sevememiş annemi aradım... Beni çok sevdiğini biliyorum anne... Ben de seni çok seviyorum... Her gün olduğu gibi... Bilirsin bize her gün "Anneler Günü" :)))

8 Mart 2010 Pazartesi

...üzgünüm anne...


...
yudum yudum içtim her bir günün zehrini,
üzgünüm anne çok sevemedim seni,
en azıdan bu günlük olsun çağırabileyim yanıma seni,
ismin bir günlüğüne de olsa şereflendirsin sefil bedenimi...





tüm kadınların -yazık ki- sadece yılda bir kez hatırladığımız günü kutlu olsun

27 Şubat 2010 Cumartesi

Son günü bugün benim hayatımın...


Son günü bugün benim hayatımın
Ve emin ol hiç şaka havamda değilim...
Çünkü bundan başka bir gösterisi yok artık silüetine yandığımın kaderinin,
Daha ne kadar acı ile baş etmemi istediğini bile bilmediğim Allah'ımın takdiri diyelim ve geçelim...
Sözcükleri kıskandırp gözlerimizle en güzel sohbetleri edelim,
Çünkü...
Son günü bugün benim hayatımın
Ve emin ol hiç şaka havamda değilim...

Sabahın ilk ışıklarını ellerimle toplayıp saçlarına taktığım günden beri,
Biliyorsun çok seviyorum seni,
Ancak yetmiyor artık sadece uzaktan sevmesi,
Hep bir "kaderci evcilik" oyununda,
Şehir dışında çalışan baba figürü kıvamında takıla takıla,
Çok üzüldüm be güzelim...
Ve şimdi yavaş yavaş gitmeliyim
Çünkü...
Son günü bugün benim hayatımın
Ve emin ol hiç şaka havamda değilim...

Hiç şaka yapmadığımdan değil asabiliğim
Ve asabilik bana yakıştığından değil sözde artisliğim
Hiç kimseye senin gözlerine baktığım gibi bakamadığımdan bu derdim, bu kederim...
Ben seni hep sevdim ve senin bundan olmadı hiç haberin...
Hep bir uzakta, hep bir Ankara griliğindeki nefesim,
Emin ol işte şimdi tükenmek üzereyim...
Çünkü...
Son günü bugün benim hayatımın
Ve emin ol hiç şaka havamda değilim...