Bak şimdi...
Bak şimdi ben gene ruhunu şeytana satmış bir günahkar kadar masumum karşında ve tekrar bak bana... Ne gördüğünü umursamadığını söyle, sadece benim üzgün yaşlı bir adam kadar değerim olduğunu söyle, söyle Allah'ın belası, söyle ki birazcık olsun ruhum huzur bulsun ölürken. Ve ben bu ölümden ufak bir kıymık tanesi kadar dert edinirken ve ancak ki sen beni huzura kavuşturabilecekken. Benim insan olduğumu bana hissedirecek şeyi yapmamış olmandan ötürü için içini yiyorken, ben sadece üzülmüyorum, kahroluyorum o güzel gölzerindeki yaşları sayarken...
Benim senin o hesapsızca sevdiğin deden olmadığımı söyle! Yalvarıyorum söyle! Yalvarıyorum sadece tükür yüzüme! Aslında değersiz bir adam olduğumu söyle! Yıllarca seni ve aileni -yani öz oğlumu ve ailesini- yoksulluk içinde bıraktığım için benden nefret ettiğini söyle! O çok sevdiğin gofretleri yemek için bir kedinin mahalle kasabının karşısında süzüldüğünden daha fazla süzülmene rağmen karşımda ve o gofretleri bir tek satan adamında ben olmama rağmen, o gofretlerden alacak paran olmadığını bilmeme rağmen sana o güzel gofretlerden vermediğim için söv bana evladım söv! Baban okul için para gerektiğini söylediğinde onu evimden kovduğum için söv bana! Sadece istediğim kızla evlendiği için o iğrenç amcanın tarafını tuttuğum için söv bana! Ama yaptığım her iğrençliğe rağmen ve o gereksiz amcan beni iflas ettirmiş olmasına ve beni kendi evimden kovmasına rağmen beni yanınıza almış olmanıza rağmen ve bu rağmenler yıllarca sürecek kadar uzun olmasına rağmen!..
Sen 7 yaşındayken geçirdiğin hastalık yüzünden bir böbreğini kaybetmene sebep olduğum için ve o gün bunu duymama karşın meyhane gidip dansöz oynattığım için utanıyorum kendimden! Senin okul takımı maçını değilde sünepe kuzenini rüşvetle soktuğum mahalle takımının maçını izlediğim için utanıyorum kendimden! Senin Anadolu Lisesinden derece ile mezun oluşunu değil sünepe kuzeninin rüşvetle diploma alması işini hallettiğim için utanıyorum kendimden! Ve bu kadar içinli cümle içinde sana "Dede", babana "Baba" olmadığım "için"de üzgünüm! Hiçbirşeyin eski haline gelemeyeceğini bilsem bile ve siz beni herşeye "rağmen" çok sevseniz de ben kendimden nefret ediyorum.
Benden sakladığın doktor raporunu gördüm Sedat evladım. Artık benim için sır değil. Diğer böbreğinde işlevini yitirmiş. Artık biliyorum...
Çok çabuk bir böbrek gerekiyor sana biliyorum...
Belki sana "Dede" olamadım, "Ciğeri Beş Para Etmez" bir adamdım. Bari böbreğim işi yarasın evlat. Sana beni affet bile diyemiyorum. Elveda...