4 Kasım 2008 Salı
Gönderilememiş bir iki satır..
Bir sabah olupta güneş taa uzaklarda doğduğunda mevsimlerden sonbaharın bitişine yaklaştığı kibar bir güne başladığın erken bir vakit beni hatırlayıp gaste kağıdından sana kalpler yapıp -kıpkırmızı edip onları yağlı boyayla- ama veremediğimi çocukken ve o küçük aklımla seni düşünüp ağladığımı yada bir akşam kimse yokken etrafta göz göze gelip kıpıdıyamadığımız o anı düşünemeyeceksin fakat seni sevdiğimi bilip, keşke dediğini bilsem, o bana eskiden baktığın gibi bakmak istediğini bilsem ölümün hak yerine zahir giderim...
"Bu Bursa'dan ayrılırken çocukluk aşkıma yazdığım birkaç satırdan ibaret bir mektup. Hiç veremedim ona ama hala sakladığımı görünce ve sakladığımdan bile haberim yokken... Yazmak istedim sadece belki bir anlamı olur yıllar sonraya... Belki kalbimin taşlaşmaya başladığı zamanlar buna bakar ne kadar çocuk olduğumu hatırlarım kim bilir?.."